Sessizlik bağırsın sana, benim yerime dallar uzansın ellerine, susayım, sessizce. Farketmen zaman alsın. Yokum ben. Yokluğumda üşü biraz. Hasta olma sakın. Gerçi sen pek hasta olmazsın ya! Yine de hasta olma işte. Oldu ki yağmur yağar, sen şemsiye taşımazsın hiç. Su damlaları ıslatmaya başladığında beni hatırlarsın. Çiçeğe dalıp her zamanki köşemize oturursun. Tek, dersin. İki, tek olmuş... Çoktandır.
Beyninin damarlarında akıp giden kuramların kalbinin kapakçıklarını zorlaması gibi ağır gelir sana. Olgular, oluşumlar, inançların ve tutunduğun tüm gerçeklerin anlamsızlaşmaya başlar. Tek, iki tek olmuş. Fark etmeden... Kaymaya başlar ayağının altından birşeyler. Masalar ayaklanır, bardaklar duvarlara çarpmaya başlar kendilerini.
Merkezde oturadur sen, dünya hızlı dönüyor...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder