posta # 1
ya aslında değişen tek şey ben artık çok daha ciddiyim ve hayatı daha az ciddiye alıyorum.. eskiden hayatı daha çok ciddiye alıp ona kaşrı tavrım ciddiyetsizdi..oy oy oy..neden yine yetişmem gereken bi yer var.. boşluktan faydalanmak her insanoğlu gibi benim de hakkım #1..
bunlar zevkli koşuşturmalar karolin.. öyle bi boka giriyosun ki artık, uyku haram, eğlence haram.
mazoşizm.
her zaman öyle olmadı mı üçgenler, dörtgenler, polygonlar merkezinde gözlemci kaldım..
gözleme devam.. gözleme.. ohh patateslii şöyle..
sapma abi..ya tamam eğlenmeye başlayacam yeniden..onu demeye çalışıyorum.. daha sesli olabilirmişim, talep bu yönde.. sesim biraz kısık ama açarız elbette de.. ya bana sesli ol diyenler ses verince kısa kesiyor.. elime koluma hakim mi olayım nedir.. ellerim kaşınıyo zaten çoooooook uzun bi süredir..
az kaldı..
aaa
posta # 2
eve geri dönmek istemiyorum.. burda da kalmaya bayılmıyorum, fare deliğim, havasızlığım, sıcak hava fanım... ama olsun.. gözlerim kaşınıyor yine, kurudu mu nedir, güneşten oldu aslında, gözlük takmaya alıştıydım oysa ama işte güneş gözlüğü duruşuna alışamadım napayım..
adam arayıp yalnız git dedi ya, hem de perşembe! atlayıp gidecez artık da
mais il fallait y penser si j'ose dire être déja et non choisir et choisir bien quand-même..
gözlerim hakkaten fena kudurdu..
schismah lahmacun:)
lah-lahit-allah..
ve gitar solosu, ve iç çekişli keenan- "aa o da bi james" - arkadan lanet savuruyor besbelli..
her ödülden önce bi ceza gerek boynuma.. olur kabul.. ödül de tatlı oluyor, melankolik bi havada içerde sessizce kutluyosun, zafer edasında, ceza süresince, sürgünde yitirdikelerine şapka çıkartıp, gülümsüyosun..
Fret for your figure and
Fret for your latte and
Fret for your lawsuit and
Fret for your hairpiece and
Fret for your prozac and
Fret for your pilot and
Fret for your cable and
Fret for your car.
Its a
Bullshit three ring circus sideshow of
Freaks
amanin pek de sevimli gülümsermişim..
ne var, nedir şu içimdeki zımbırtı..
..bırakmıyor..
yaşıyorum tamam ama istediğim şekilde değil, yalnızken bile yalnız kalamıyorum.. kendimle değil..
gitmek çözüm değildir ki hiç inanmam ki ben..paylaşacak olsan da herkesin derdi var ya hani, hani bi de herkes bi akıllı..
..alla alla..
şaşırıyorum..
bugün çok uzadı..
posta # 3
masalları nası unuturum ya..ne güzel takıp takıp dinlerdim halbuki, kelime çalışırdık..
Les Misérables bi saatlik bi kitaptı çünkü.. doldur garson..masalsız büyüdüm be.. hikayesiz büyüdüm.. sokakta, gerçek anlamda parka cebinde gezindim.. 2 yaşından itibaren.. bence erken emekliliğin köklerinin uzandığı zamanlar işte bu kadar kadar eski.. yok yok hiç şikayet etmiyorum da pace up edecek adam yok işte..
Listen to the tales as we all rationalize
Our way into the arms of the savior,
Feigning all the trials and the tribulations;
None of us have actually been there.
ben masalla büyüseydim de böyle olurdum.. masallarım diğerlerinin ki gibi olmazdı muhtemelen.. bizimkilerde de hep iyiler kazanıyor bi şekilde ama çok savaşlı bizimkiler, bayaa bi kan dökümü oluyo.. arada bezi alıp temizliyoruz elbet..
görev..
yemek mi? acıkmayı da uyumayı da unutmak istiyorum......give me my wings then :).........
bana inanmıyor, inanmadığını da açık açık söylüyor.. ben de kendimi sorguluyorum bu sefer.. ben kendime inanıyorum ama nedenlere cevap bulamıyorum.. o ise her zaman bi cevap istiyor.. atasözleri sözlüğü gibi.. nası olur da herşeye uygun bi kılıf bulabilir bi insan.. nası cuk oturtur da lafı seni sessizliğe iter..sonra da sessizliğinde suçluluk arar..halbuki sen daha ne desem boş artık dersin.. kesin hükmünü vermiş ki o zaten.. yeni de değil.. aylar öncesinden..
ya işim gerçekten çoook zor yada aslında çok olay..
hiçbir zaman ortası olmadı zaten..
..nedense..
kolaysa eğer hiç düşünmeme gerek yok belki, çünkü o benim yerime çoktan düşünmüş herşeyi.. çizmiş yolumu.. tökezlediğimde birkaç kez bağırıp sağlam bi itekliyor.. tökezlemelerimi anlatamadım ki ona..
taşı görmedim yada göre göre üzerine yürüdüm sandı.. ayakkabılarım küçük geliyor yalnız bunu söyleyemedim hiç ona ama.. değiştirmenin zamanı gelmişti.. her tökezlediğimde daha da küçüldü ayakkabılar.. değişmesi şarttı.. ben de ayakkabıyı taşa sürttüm..burnu açıldı, çoraplarım ortaya çıktı.. kaza süsü verdim.. kimseye söyleyemem ki..
böyle olmalı mıydı ama?
doğrusu bu muydu bu kafa buna cevap vermek için yeterli değil ama bişeyleri zorla da olsa değiştirebiliyor insan..
yoksa ben ömürboyu bu ayakkabıyla yaşacaktım..
bu ayakkabı canımı çok yaktı benim, sesimi çıkartamadım, çıplak ayak kanlı olurdu.. ayaklar çıplak şimdi, yeni pabuçlarını bekliyorlar, sakinler, yaraları sarmak için uzak duruyorlar ruhen.. bedenen var gibi olsa da..
Set as I am in my ways and my arrogance,
(With the) burden of proof tossed upon the believers.
You were my witness, my eyes, my evidence..
ayaklarım...
iyi günler..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder