18 Aralık 2013 Çarşamba

fil dişi

çıplak ayaklarına yün çoraplar örmüştü annesi
mosmor olan parmaklarını hızlı hızlı öperdi
sevgi sözcükleri fısıldayıp nefesiyle ısıtırdı
her okuldan döndüğünde, yürüyerek onca yolu

üzerindekiler ya büyük yada çok küçüktü hep
başkaları gibi kokan giyisileri, başkalarına ait
defterleri kalemleri, hep başkalarının artığıydı
yeniye yabancıydı kendini bildi bileli

sarı bir tarak vermişti öğretmeni, üç dişi kırık
yumak olmuş kızıla çalan saçlarını tarasın diye
o hiç sevmezdi saçını taramayı
en son annesi taramıştı yine, ölmeden önce



Hiç yorum yok: