20 Nisan 2015 Pazartesi

kavga

etrafımdaki herkesin çok akıllı olması ne de büyük bir şans! sessizlik için sığındığımda bir de hayata karşı haksızlık yaptığıma ve bu dünyaya bahar gözlerle bakmam gerektiğine dair öğüt paketleriyle karşılaştım.
bir kez daha boğdu bu beni.
kışlarım hep çok çetin geçiyor kısa sürse de. kolaylara pek alışık değilim o yüzden 
eskiden beri kendi yatağım dışında başka yerde pek huzurlu uyuyamamışımdır. zaten uykusuzluktan sızabildiğim pek görülmemiş, uykusuzlukla beslendiğime inanmaya başladığım şu günlerde, uykularımda uyanıkken daha canlı yaşar oldum.
yorgunum, yaşımdan öte, aklımdan geniş yüreğim nedeniyle...
bir de tutup bunu sevgiyi başkalarında arayıp olmadık insanlara inip bir kaşık sevgi kırıntısı uğruna kendini hiçleştiren insanlara anlatmaya çalıştım oturup.
kendi yaşadıklarıyla kıyasladılar, anlattıkları herşeyden bir kuple yaşamıştım ben halbuki, şaşırmış gibi dinledim hep.
daha da fazlasıyla şaşırmaktan kaçınarak...
o acı ona özel kalsın istedim, o kar da o dağa göre ağırdı çünkü, dinledim...

insanı çaresiz kılan sevgisiymiş..
eskiden sevmeyi özgürlük sanardım, ne kadar çok seversem ne kadar bambaşka insanlara yüreğimde yer verirsem o kadar çok seçeneğim olurdu çünkü. renkleri olabildiği kadar fazla tutardım istediğim resimleri çizebilirdim hayatıma dair, evin dışında...
bilirdim siyah beyazdı dünyamız.

yorgunum, yüzümden anlaşılmaz, hiç siyah halkalarım olmadı gözlerimin çevresinde belki ondandır. 
gülmeyi unutamadım, ne olursa olsun.. anlatmayı bilmezdim de suçlanırdım. anlatır oldum da şimdi, baktım herkes büyümüş, kocamanız artık herkes ağır, herkes sağır..

Hiç yorum yok: