24 Ekim 2007 Çarşamba

Kanat acısı


Belli belirsiz bi mesafe oluşturdum herşeye ve herkese karşı, aslında belirsiz filan değil, çok net ama dengesiz bi mesafe.. Varım ama her an gidebilirim, sizinle sadece "hapis süremi" doldurmak için burdayım, der gibi. Kesinlikle pişmanlık hissetmiyorum hırtlıklarımdan dolayı çünkü içimden geleni yapmadığım zaman kızarım kendime. Böyle davranmak ise beni rahatlatıyor.
Kalemi oynatamıyorum, noktanın zıkkımın dibine olan uzaklığını hesaplayamıyorum. Simetri nasıl olur bilmiyorum. Öğrendim aslında ama uygulayamıyorum. Benim hayatımda hiçbir şey simetrik değil ki. Yüzümdeki hiçbir ikili simetrik değil. Simetri benim doğama aykırı bi kere. Yamuk yumuk bi yaşam, iki insanın bodoslama birleşimi, on yıllık kara sevda sonucu: 20 yıllık bir ben.

Ha tabi bi de kara(n)lık ve diğerleri... Konu bu değil gerçi. Başıma birşey geldi. Benim başıma değil aslında.

Ayaklarım bile birbirlerine doğru hareket ederken ve ben buna engel olamazken, bi kuş gördüm, çırpınıyordu. Durdum, ayaklarım birbirine çarptı. Çarpık. Canım acıdı. Bu kuşta bi gariplik var. Uçamıyor. Farkında mı değil yoksa bütün gücünü kullanarak o iplerden kurtulmaya mı çalışıyordu, ki ben bi ip göremedim aslında, o sıra kafamdaki cüceler tartışıyolardı, misinamsı birşeymiş galiba, öyle karar aldılar. Bağırasım geldi "Dur kanatların kopacak!" diye ama cüceleri dinlemekten konuşmayı unutmuşum. Sürekli bağırışırlar da onlar. Başımın içindekiler hani. Elimi de kaldıramadım, çekti ipimi aralarından biri, saçlarının ön kısmı hafif beyaz, adı S'yle başlıyordu galiba...

Tam istediğimi yapacakken engel oldular hep. Bağıramadım, kurtaramadım o kuşu. Özgürlüğü göre göre, ona ulaşabileceğini bile bile bağlı kalmak nasıl birşey bilirim. Kafeste kapağı açmak senin elinde değil, o tellerin arasından da geçemezsin. Kafes senin kiralık evin. Hiçbir zaman senin değil ama hiçbir yerde yada her yerde olmaktan da iyidir. Kafessiz bağlı kalmak ise en kötüsü işte. Ya orda yada kanatsız.. Kanatsız özgürlük mutlu eder mi kuşu?

Kalemimin ucunu açamıyorum, kalemtraş körelmiş, simetrileri de alamıyorum zaten, eşit uzaklıkları hiç kavrayamadım ki. Var olan bir doğru değilim ben, yönüm belli değil. Seçme şansım olsa ne yöne gideceğimi şu an bilmiyorum, ki var aslında, nefes almak konusunda herkesin bi şansı var. Gerçi okun yönü toprağa bakar o zaman. Hani toprak güzel de, tadı kötü olsa gerek.

Kanatlarım bağlı olmasa belki..

Cüceler

1 yorum:

Oytun dedi ki...

ben de ayni seyleri hissediom aslinda, benim icin de yazdiin icn saol =)