5 Eylül 2009 Cumartesi

ikisi

Ne delici bakışlar, ne de iğneleyici sözlerim yeterli oldu uyandırmaya sizi.
Siz ancak ben kabuğuma çekildiğim anda sizden vazgeçmeyi başladığımı anladınız ve beni aramaya başladı kafanızın içinde sahip olduğum anılar.
Telaşlandınız.
Size bakarken sizi görmediğimi fark ettiğinizde acıdı içiniz ilk kez. Biriniz kızardı buna, diğeriniz ise korkardı.
Biriniz herşeyi dert ederken karanlık başına, diğeriniz o kadar meşguldü ki herşeyle, hiç kimseyi önemsemediğini tüm yapmadıklarıyla ortaya koyardı.
Biriniz yanımda yokken, teselli niyetine "aklımdasın" derken, öteki sürekli "burdayım"larla yıllar önce sönmüş bir mumun hala yandığını sanıyordu.
Biriniz "hoşçakal" sözcüğünü çok sevip, savaşmaktan kaçarak sürekli arkasını dönüp giderken, uzun olanı konuşmaya bile üşenirdi genelde.
İki güzel insanım vardı, iki esmer hayalkırıklığı...