14 Ağustos 2009 Cuma

biraz yağmur gerek bana

insanın gözleri bozuldukça burnu ve kulakları gelişiyor sanırım. Gerçi gözümün net görememesi benim artık daha az görüyor olduğum anlamına gelmiyor da..Burnum beni çok mutsuz etmeye başladı son zamanlarda otu boku duyar oldu. Gözünü kapatıyor insan da burnuna engel olamıyor pek.

Ev dediğin yer bütün kokuları tattığın yerdir. Her türlü kahkaha ve hıçkırığı attığın yerdir. Yeri gelir bunların hepsinin tükendiğini sanırsın, rahatlamış gibi bakarsın uzaktan. Geri döndüğünde ise eskisinden daha zayıf, daha savunmasız bulursun kendini ve artık kahkahaların değil sadece tuzlu sularındır aklında kalan, eve dair.
i definitely need a long and a peaceful convalescence, shall i go to Venuton?
cos there i created a world where there's always pure rain, keeping everything clear, where there's no remorse for any of your actions, there's no sorrow breathing as its carrier lives, there's no fear of tomorrow. Every secret, every lie and every evil they feed under their skin will be unleashed and i'll be there watching them tear apart, shatter down and scatter all around by my whistle of joy.

Hiç yorum yok: