31 Mart 2008 Pazartesi

Lazarus

Seto kopuk parmağının yanındaki parmağını kesmiş, 4 dikiş. Nerden bilirim ben ona sızlanırken parmağını diktirdiğini, hiçbir şey demedi ki bana, beni teskin etti yine, burdayım ben dedi, ben sakinledim.
Midem bulanıyor resmen, oturduğum yerde kalacak gibiyim, sanki ayaktayım da düşecek gibi hissediyorum her an, bilincim yerindeyken bayılıyorum sanki.. Kötü hissediyorum, çok.. Nedenini bilmesem de sanki birşeyler kötü gidiyor gibi yada yine cüceler iş başında.. Gelecek habercisi, hiçbir zaman güldürmediler yüzümü zaten, acı acı gülümsettiler yalnızca yada tuzlu buzlarımı erittiler sinsice, kimse görmedi.
Ruhum bunalıyor.. Herkese can katarken kendimi sömürmekten çok yoruldum artık.
Her şey bitse diyorum, her şey sona erse, uçsam, süzülsem, uçurum kenarında sivri kayalıklara tutunmaktan vaz geçer gibi, pes eder gibi kendimi yerde yatarken bulsam.. Yerden kalkmam için geriye saydıklarında huzur içinde gülümsesem onlara, faydasızlığına şu geri sayımın, gülsem saklamadan, yanlış anlarlar diye çekinmeden, açık açık gülsem salaklıklarına..
Bir bıraksam aslında hayatı, zaten sadece parmaklarımız değiyor birbirine bir süredir... Bir bıraksam, o da beni bırakacak bilirim de, kıyamıyorum arkamda bırakacaklarıma, onlar devam etmeye çalışacaklar bensiz, birkaçı cansız kalacak bilirim, sadece nefes alacak birkaçı ve ben onları yaralı bırakacağım. Bencilce gidip..
Yapamam.

Hiç yorum yok: